1200x190
Altın Esaslı Muhasebe, bizim için olmazsa olmaz

İstanbul Ticaret Odası Kuyumculuk Komitesi Başkanı Ercan Özboyacı ile geride kalan dört yıldaki çalışmaları ve sektörün önceliklerini konuştuk.

Görev yaptığınız dört yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuyumculuk; üreticisi, ihracatçısı, toptancısı ve perakendecisiyle geniş bir sektör. Dört yıl boyunca önceliğimiz, meslektaşlarımızın sahada yaşadığı sorunları dinlemek ve bunları çözüm önerileriyle birlikte ilgili kurumlara taşımak oldu. Hammaddeye erişim, altın esaslı muhasebe, ihracat işlemleri ve MASAK yükümlülükleri gibi konuları sürekli gündemde tuttuk. Sektörümüzün karar süreçlerinde güçlü biçimde temsil edilmesi için çalıştık.

Altın ithalat kotası konusunda bugün geldiğimiz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kota uygulaması, özellikle üreticilerimizin hammaddeye erişimini ve ihracatçılarımızın fiyatlama kabiliyetini etkiledi. Bugün ise piyasa koşulları değişti. Altına olan talebin ciddi biçimde düşmesiyle Türkiye’deki altın fiyat farkı eksiye dönmeye başladı. Ekonomik koşullar bu noktaya gelmişken kotanın devam etmesinin ekonomimizin genel imajına da zarar verdiğini düşünüyoruz. Bu değerlendirmemizi Hazine ve Maliye Bakanımız başta olmak üzere ilgili makamlara iletiyoruz. Talebimiz, kotanın kaldırılması ve üreticilerimizin altına öngörülebilir koşullarda erişebilmesidir.

Altın Esaslı Muhasebe konusunda neden bu kadar ısrarcısınız?
Altın esaslı muhasebe bizim için olmazsa olmaz bir konu. Talebimizi hem hükümet hem de bürokrasi nezdinde güçlü biçimde dile getiriyoruz. Çünkü, altın fiyatındaki artış, işletmenin gerçek anlamda kazanç elde ettiği anlamına gelmeyebiliyor. Sektörümüzün gerçek kazancının doğru hesaplandığı bir muhasebe düzenine ihtiyacı var. Bu konuda bugüne kadar söylediğim bir söz var ve arkasındayım: Altın esaslı muhasebeye geçildiğinde, kuyumculuk sektöründen bugün toplanan verginin en az üç katını ödeyeceğimizi taahhüt ediyoruz. Sektörümüzün potansiyeline inanıyorum. Bu düzenlemenin hem işletmelerimiz hem de kamu maliyesi açısından önemli sonuçlar doğuracağını düşünüyorum.

İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlediğiniz MASAK toplantıları yoğun ilgi gördü. Bu toplantıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
MASAK toplantılarımıza meslektaşlarımız çok büyük ilgi gösterdi. İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlediği paneller arasında katılım rekoruna ulaştık. Son toplantımıza MASAK Başkanımızın da katılması özellikle kıymetliydi; sektör mensuplarımız yaşadıkları sorunları doğrudan kendisine anlatma fırsatı buldu. Biz mali suçlarla mücadeleyi ve kayıtlı ticareti destekliyoruz. Aynı zamanda kuralların kuyumculuğun günlük işleyişi dikkate alınarak uygulanmasını istiyoruz. Sahadan gelen sorunları ve çözüm önerilerimizi bıkmadan ilgili makamlarda dile getirmeye, çözüm bulunana kadar da takip etmeye devam edeceğiz.

Sektör mensuplarını başka hangi kurumlarla bir araya getirdiniz?
Geçtiğimiz dönemde İstanbul Defterdarımızla meslektaşlarımızı bir araya getirdik. Böylece işletmelerimiz, sahada karşılaştıkları sorunları doğrudan muhatabına aktarma imkânı buldu. Çalışma anlayışımız, sorunu yaşayan meslektaşımızla o konuda çözüm üretebilecek kurumu aynı masada buluşturmak. Bunu mümkün olduğunca her konuda yapmaya çalışıyoruz. Bu doğrudan temas sayesinde sektörümüz adına önemli kazanımlar elde ettiğimizi düşünüyorum.

Kuyumculuğun yetişmiş eleman ihtiyacı için neler yaptınız?
Sektörümüzün geleceği, iyi yetişmiş gençlerimize bağlı. Bu nedenle görev yaptığımız dört yıl boyunca mesleki eğitimi komitemizin önceliklerinden biri olarak gördük. Her yıl komite bütçemizin neredeyse tamamını kuyumculuk meslek okullarımızın ihtiyaçlarına aktardık. Bugüne kadar okullarımıza milyonlarca lira değerinde destek sağladık.

Küçükçekmece Kuyumculuk Lisesi’ne tasarım atölyeleri kazandırdık. Okulun bize ilettiği ihtiyaç listeleri doğrultusunda 3D yazıcıları ve diğer ekipmanları temin ederek kendilerine ulaştırdık. Oradan mezun olacak gençlerimizin bilgi, beceri ve donanım sahibi olmasına çok önem veriyoruz. Okullarımıza desteğimiz her zaman devam edecek.

İhracat süreçleriyle ilgili hangi konuları takip ediyorsunuz?
Mücevher ihracatında zamanlama çok önemli. Üreticimizin hammaddeye ulaşabilmesi, doğru fiyat verebilmesi ve siparişini zamanında teslim edebilmesi gerekiyor. Ayar raporları ve gümrük işlemleri nedeniyle yaşanan gecikmeleri de bu açıdan ele alıyoruz. Bu sorunları Darphane dâhil ilgili kurumlarla görüşüyor; denetimin güvenilirliğini koruyarak işlemleri hızlandıracak çözümler üzerinde duruyoruz.

Bankaların altın ve sarrafiye satışına sektör neden tepki gösteriyor?
Bizim görüşümüz açık: Bırakalım bankalar bankacılık yapsın, kuyumcular kuyumculuk yapsın. Bugün vatandaş bankadan aldığı altını bozdurmak istediğinde yeniden kuyumcuya geliyor. Satıştan banka gelir elde ederken ürünün geri alımı ve müşteriye sunulan hizmet kuyumcunun üzerinde kalıyor. Ticaretin bir tarafında kazanç sağlanıp diğer tarafındaki sorumluluk kuyumcuya bırakılıyorsa burada bir adaletsizlik olduğunu düşünüyoruz. Sektörümüz için adil rekabet koşulları istiyoruz.

Sektördeki denetimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektör olarak devletimizin her zaman yanındayız. Dürüst çalışan işletmeleri ve tüketiciyi koruyan denetimlere bugün olduğu gibi yarın da destek vermeye devam edeceğiz. Bu konudaki hassasiyetimiz, denetimlerin sektörümüzün işleyişi dikkate alınarak, karşılıklı anlayış ve iş birliği içinde yürütülmesi. Böylece, hem denetimlerin amacına ulaşacağına hem de ülkemizin ticari imajının ve yurt dışındaki iş ortaklarımızın güveninin korunacağına inanıyoruz.

Sektör kurumları arasındaki birlik ve beraberliği nasıl değerlendiriyorsunuz?
Görev yaptığımız süre boyunca İstanbul Kuyumcular Odası, İstanbul Sanayi Odası ve Mücevher İhracatçıları Birliği ile çok uyumlu çalıştık. Görevde olduğumuz sürece bu iş birliğini aynı şekilde sürdüreceğiz. Sektörümüzün problemleri ortak. Dolayısıyla kurumlarımızın bu sorunlar karşısında ortak bir dille konuşması, aynı hedef doğrultusunda birlikte mücadele etmesi çok önemli. Birlikte hareket ettiğimizde sesimiz daha güçlü çıkıyor; çözümün de daha kolay geleceğine inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde birinci önceliğiniz ne olacak?
Birinci önceliğimiz, kuyumculuğun hak ettiği güveni ve saygınlığı güçlendirmek. Kuyumculuk, ülkemizin en köklü ve güvene dayalı mesleklerinden biri. Ancak son yıllarda sektörde yaşanan bazı münferit olumsuzlukların bütün mesleğimizin imajını etkilediğini görüyoruz. Buna kayıtsız kalamayız. Meslektaşlarımızla birlikte mesleğimizin etik değerlerini yeniden gündeme taşıyacak paneller ve çalışmalar düzenlemek istiyoruz. Aynı zamanda ilgili kurumlarla iş birliği yaparak sektörümüzün karşılaştığı sorunları açıkça konuşmaya ve çözüm üretmeye devam edeceğiz.Türkiye mücevherciliğinin uluslararası alandaki itibarı, sektörümüzün yaklaşık kırk yıllık emeğiyle oluştu. Görevimiz bu birikimi korumak, mesleğimizi dünya standartlarında daha ileriye taşımak ve kuyumculuğun güvenle, ustalıkla ve saygınlıkla anılmasını sağlamak.