Yüzde 100 güvenli, suistimali olmayacak tek kurum olarak İstanbul Kuyumcular Odası’nı görüyoruz
Sektörün temsil kurumlarının birlikteliklerinin önemine değinen Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, “İstanbul Kuyumcular Odası’nın ayar/expertiz konularında en güvenli kurumlar arasında olduğunu açıkladı. Kamar, “Ankara bürokrasisine Kuyumcular Odası’nın yaptığı ayarları ve kontrollerin tekrar Darphane’ye gönderilmesini istemediğimizi söyledik.” dedi.
Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği’ni (TÜİD), hangi amaç ve misyonla kurdunuz? Geçen süre içerisinde bakıldığında dernek, bu misyonunu yerine getiriyor diyebilir miyiz?
TÜİD derneğimizi sadece üretici ve ihracatçılara yönelik bir çatı kuruluşu oluşturmak amacıyla hayata geçirdik. Diğer mesleki kuruluşlara baktığımızda önümüze şöyle bir fotoğraf çıkıyor. İSO, genellikle sanayicilerin, İTO ise hem perakendecilerin hem de şirket olan herkesin üye olduğu bir yapı. Diğer yandan, Mücevher İhracatçıları Birliği’ne ise ihracat yapan herkesin; rafinerici, külçeci, gümüşçü ve yedek parçacıların üye olduğu bir kuruluş. İstanbul Kuyumcular Odası ise özellikle küçük ve orta boy işletmelerin üye olduğu, onların haklarını savunan bir kurumdur. TÜİD olarak biz ise kendimizi tamamen üretici ve ihracatçı konumunda olan şirketlerin küçük ve orta boy işletmelerin sesini duyurmak amacıyla yola çıktık. Bu derneğin en büyük amacı; özellikle ihracat ve üretim kısmında bir araya gelip güç oluşturmaktır. Daha spesifik olarak hedefimiz; diğer STK’larla görüşlerimizi paylaşmak, dertlerimizi anlatmak gerekirse PR olarak da çalışmalar yapmaktır.
TÜİD olarak kaç üretici ve ihracatçı üyeniz var?
Tamamen küçük ve orta boy işletmelerden oluşan yaklaşık 100-110 dernek üyemiz var. TÜİD, 1 yıllık genç bir dernektir. Üye sayısına bakıldığına iyi bir dernek olduğunu düşünüyoruz. Yolumuza da sağlıklı bir şekilde devam ediyoruz. Sonuçta yeni doğan bir bebek, üstüne koya koya ilerliyor.
TÜİD olarak sektörün diğer kurum ve kuruluşlarıyla iletişiminiz nasıl?
Türk kuyumculuk sektörü, A’dan Z’ye perakendecisinden en büyük ihracatçısına kadar birlik beraberlik içerisinde olursa Türkiye, dünyada lider konuma gelir. Bunun için de STK’ların her zaman bir araya gelmesi, sohbet etmesi, bürokrasiye tek bir ses ile gitmesi gerekiyor. Amacımız ve ideal olan budur. Ancak, burada sıkıntı var mı, yok desem yanlış olur. Bugün STK’larımız arasında tam bir koordinasyon ve birliktelik olduğu söylenemez. Her STK’nın kendi üyeleri ve problemleri var. Herkes tek bir yerden gidiyor. Bunu bir bütün olarak paketlemezsek, PR’ını yapıp anlatamazsak maalesef Türk kuyumculuk sektörünü iyi günler beklemiyor. Bizim, herkes ile aramız iyidir. Hiç kimse ile rakip olarak kurulmadık. Sadece üretici ve ihracatçıların üye olduğu bir yapı oluşturduk. Böyle derneklerin olması her zaman faydalıdır.
Dernek olarak gelecek hedefleriniz hakkında bize bilgi verebilir misiniz?
En büyük projelerimizden biri; STK’ları bir araya getirmek ve toplu olarak hareket etmelerini sağlamaktır. Bunu, bugün tam olarak sağladığımızı düşünmüyorum. Biz, her zaman onlarla birlikte hareket etmek, yola çıkmak istiyoruz. Sektörümüz; İTO, İSO, İKO ve Mücevher İhracatçıları Birliği olarak 4 saçak üzerine kurulmuş. Yeni kurulan dernekleri içlerine alma ve kabullenme gibi sıkıntıları var. Alışacaklar, onlar da olacak, biz de bilgilerimizi onlara aktaracağız. Yavaş yavaş da bu oturacak diye düşünüyoruz.
Geçtiğimiz ekim ayında yaptığınız toplantıda sektörün sorunları ve çözüm yollarını kamuoyuna açıkladınız. Konuyla ilgili meslektaşlarımıza aktarmak istediğiniz bir gelişme oldu mu? Kota ve DİR’de sıkıntılar halen devam ediyor mu?
Toplantının ardından Ankara’ya gittik. Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileriyle dernek olarak konuştuk. Onlar da bizi aradılar, konuşma ve görüşmelerimiz devam ediyor. Tüm bu görüşmelerde 4-5 maddelik bir çözüm önerisi verdik. Biz, Bakanlık yetkililerine kotanın kalkmasını istemiyoruz dedik. Neden? Çünkü, devletin kotayı kaldırma gibi bir niyeti yok. Olmayacak bir şeyi istemek abesle iştigal olur. Son olaylardan sonra yüzde 3 devlet desteği geri getirmeyi hiç istemiyorlar. Böyle gittiğimiz için onlar da şaşırdı. Harici işlemde dövizli kati ithalatında yüzde 6 KKDF’yi kaldırmayın dedik. Özetle, Ankara’nın kaldırmak istemediği konuları biz de talep etmedik. Çözüm önerilerimize geldiğimizde ise tüm sektörlerde olduğu gibi ihracat karşılığı altın getirilmesini talep ettik. Ama, suistimaller olduğu için sadece mücevhere özel ihracat yaptığınızda altınınızı getirmiyorsunuz. Bu uygulamanın tekrar getirilmesini istedik. Böylece, meslektaşlarımızın eli rahatlamış olur. Ayrıca, harici işlemde ise özellikle altın gönderip mal ithal edilmesinin önünün açılmasını istedik. Bu normal suistimali önleyecek ve herhangi bir sıkıntı olmayacaktır. Buna da tamam dediler. Dahilde İşlem Rejimi DİR ile ilgili özellikle sürenin 2 aya indirilmesini talep ettik. Çünkü, 3-5 ay isteyenlerin hepsi bu işin suistimalini yapanlar. Hiçbir firma, yurt dışından altın getirip ‘Sende iki ay kalsın, sen de işlet’ diye göndermez. Görüşmelerde bankalardaki altın talebimizin günlük olarak hayata geçirilmesini talep ettik. Çünkü, altın talebiyle bugün ihracat yapsanız, 1 ay sonra altını talep edebiliyorsunuz. Bunların gün içerisinde olmasını ve bu işlemlere Merkez Bankası’nın destek vermesi gerektiğini dile getirdik. Ons altın farkı ile ilgili Merkez Bankası altınlarının stok olarak kullanılması ve Merkez Bankası’nın piyasa düzenleyicisi olmasını talep ettik. Tüm bu görüşmelerin neticesinde neler olacak, bekleyip göreceğiz.
İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık ve YK üyelerinin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Sektörün temsil kurumları ve STK’lar, ellerinden geleni yapıyor. Herkes, sektörün ileriye gitmesi için çalışıyor. Bunlardan biri de İstanbul Kuyumcular Odası’dır. İKO, sektörümüzün en nadide kurumlarından biridir. Bugüne kadar görev yapan başkanlar, üstüne koyarak devam ediyor. Mustafa Başkanın da elinden gelenin fazlasını yaptığını biliyorum. Geçmiş başkanlara bakıldığında Mustafa Atayık, her zaman hafızalarda kalan başkanlardan biri olacaktır. Kuyumcular Odası, kurum olarak da en güvenilir kurumlar arasında çıkıyor. Ankara’da yaptığımız görüşmelerde İstanbul Kuyumcular Odası’nın özellikle ayar konusunda hem ithalat, hem de ihracatta devreye konulmasını söyledik. Çünkü, burada yüzde 100 güvenli, suistimali olmayacak tek kurum olarak İstanbul Kuyumcular Odası’nı görüyoruz. İKO’nun yönetiminde Mustafa Atayık Başkan var. Atalarımızın da dediği gibi; At sahibine göre kişner. Demek ki bir güven ortamı var. Kuyumcular Odası’nın yaptığı ayarları ve kontrolleri sonranda tekrar Darphane’ye gönderilmesini istemediğimizi Ankara bürokrasisine söyledik. Mustafa Başkan, elinden geldiğince bütçesi çerçevesinde yapıyor. Bütçe ve üyelik çok önemlidir. TÜİD olarak 100-110 üyemiz var. Ancak, buradan gelen aidatlar ile ofis ve genel sekreteryanın ücretlerini ödüyoruz. Kuyumcular Odası da böyledir. Herkesin olabildiğince üye olması ve desteklemesi gerekiyor. Şu anda Mustafa Başkan, gayet başarılı gidiyor.
Atayık Başkan, 2026 yılında gerçekleştirilecek Meslek Odası seçimlerinde yeniden aday olursa destek verir misiniz?
Aday olursa tabii ki her zaman Mustafa Abi ile beraber çalıştık. Destek vermeye çalışırız. Tabii ki diğer adaylara da bakmak, farklı sektörler de ne yapıyor, ona göre konuşmak lazım. Şahıs olarak Mustafa Kamar, Roberto Bravo ve Motif Kuyumculuk olarak her zaman arkasındayım, yanındayım, desteklerim kendisini de… TÜİD olarak da sıcak bakıyoruz. TÜİD olarak yüzde 100 arkandayız, destekliyoruz diyebilmemiz için Yönetim kurulu kararı almamız lazım. Onlara da sormadan bir cevap vermek istemem; ama kendi düşüncem ve kalbimle tamamen Mustafa Başkanın yanındayım.



