1200x190
GESAD olarak gücümüz birliğimizden geliyor

 

‘Sanatçı Tanıtım Kartı’ ile gelecek kuşaklara çırak ve usta yetiştirmeyi amaçladıklarını belirten Gümüş Eşya El Sanatkarları Derneği (GESAD) Başkanı Şahin Karaman, “Gümüş objeciler olarak rotamız bellidir, herhangi bir sapma yoktur. Genel Kurul’da aday olursa GESAD olarak Başkan Mustafa Atayık’a destek vereceğiz.” dedi.

2025 yılı gümüş eşya sanatkarları için nasıl geçti?
2025, sadece gümüş eşyacılar için değil, tüm sektörler için sıkıntılı bir yıl olarak hafızalarda yerini alacak. Global ve yerel durgunluk, gümüş eşyaya da yansıdı. Son yıllarda sektörümüzün ihracatı iyi gidiyordu; ama gümüş madenindeki fiyat artışları firmalarımızı ve sanatkarlarımızı olumsuz etkiliyor. Fiyat artışları nedeniyle özellikle Amerikalı başta olmak üzere alıcılar, aynı objenin birebirini mikron kaplama tekniği ile geliştirilmiş gümüş kaplama içi ise pirinç ile yapılmış objeleri sipariş veriyorlar. Firma ve sanatkarlarımız, bu siparişleri yaparak günü kurtarmaya çalışıyor.

GESAD olarak üyeleriniz için bu yıl neler yaptınız?
Dernek olarak ilk kurulduğumuz günden beri gümüş eşyacıları her platformda temsil ederek seslerini duyurmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken en önemli hedefimiz, bu kadim sanatı gelecek kuşaklara taşımaktır. 2015 yılından beri GESAD şemsiyesi altında İstanbul Mücevher Fuarı’na gümüş eşyacı esnafını taşıyoruz. İKO ve Mücevher İhracatçıları Birliği’nin verdiği destekle İstanbul’un yanı sıra Amerika ve Dubai Fuarı’nda da Milli Katılım Organizasyonu ile yer alarak esnafımızın sanat dokunuşlarının olduğu gümüş objeleri sergiledik. Gümüş eşyacıların toplu olarak aynı stand içerisinde fuara katılması, 2015 yılında Mustafa Atayık Başkan, Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Vekili iken başladı ve halen sürüyor. İstanbul fuarlarına katılım, sektör mensuplarımıza birçok fayda sağlıyor. Ayrıca, mayıs ayından bu yana Kuyumcular Odası Başkanımız Mustafa Atayık ve Yönetimi ile birlikte sanatkarlarımızın Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından verilen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları Sanatçı Tanıtım Kartı’na sahip olması için bir dizi girişimlerde bulunduk. Bu kapsamda, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinin de verdiği destek ile farklı branşlarda faaliyet gösteren 52 sanatkarımızın Sanatçı Tanıtım Kartı için ilk başvurusunu gerçekleştirdik.

Yüzyıllardır Kapalıçarşı bölgesindeki tarihi hanlarda hizmet veren gümüş eşya sanatkarları ve gümüş objeciliğin geleceğe taşınması için neler yapılabilir? Dernek olarak bu konuda bir yol haritanız var mı?
Gümüş obje işlemeciliğinin tarihçesi, Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethettiği yılda başlıyor, günümüze dek sürüyor.  Ancak, son 25 yıldır gümüş obje sanat atölyelerinde pek çırak yetişmiyor. Bir taraftan ekonomik sıkıntılar darbeyi vuruyor, diğer taraftan da yeni nesil bu işi öğrenip devam ettirmek istemiyor. İşin çözümü var aslında… Meslek liseleri öğrencilerinin bu kadim sanatı öğrenmesini sağlayabiliriz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bize vereceği Sanatçı Tanıtım Kartı ile aileler, bize çocuklarını emanet ettiğinde resmiyetimizi kanıtlamış olacağız. Sanatçı Kartı sayesinde hem Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuracağız, hem de meslek liselerine geleneksel gümüş işlemeciliğinin öğrenilebileceği yegane yer: bu atölyelerdir diyeceğiz. Böylece, öğrenciler de haftanın 2 günü okula geri kalan 4 günü ise bu atölyelerde eğitim alabilecekler. Gümüş objeciliği, bir öğrencinin 4-5 ayda öğrenebileceği bir sanat değildir. Yaklaşık 4-5 yıl sürecek bir pratik eğitimden bahsediyoruz.

Bugün gümüş eşya işlemeciliğine baktığımızda hangi branşlarda sorun var, usta çırak yetişmiyor?
Gümüş objeciliğin genelinde usta-çırak yetişmiyor. Ama, şu anda en büyük sorun, kum döküm ve dövü dalında gözüküyor. Kum dökümde bu sanatı icra eden sadece Ahmet Yıldırım (56 yaş) ve Zavel Benlioğlu (62 yaş) kaldı. Dövü tekniğinde ne yazık ki bu geleneksel sanatı geleceğe taşıyacak kimse kalmadı. Dövünün son temsilcilerinden Metin Ustamız beyin kanaması geçirdi. Mesleği bırakan Mehmet Usta, 87 yaşında, Nihat Işıktaş Ustamız ise oldukça yaşlıdır.

Bu yıl, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ‘Sanatçı Tanıtma Kartı’ için yaptığınız toplu başvuru çalışmaları hakkında neler söylemek istersiniz?
Gümüş eşya işlemeciliği piyasada tanınıyor; ama sanatkarlarımızın resmileşmesi lazım. Resmi belgeyle gümüş objeciliğin kanıtlanması gerekiyor. Sektörde abi olarak nitelendirdiğimiz İKO, Mücevher İhracatçıları Birliği, İTO ve İSO komiteleriyle koordineli hareket ettiğimiz sürece başarabiliriz. Tek isteğimiz; bu mesleğin gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Sanatçı Tanıtım Kartı’ndan ekonomik olarak bir beklentimiz yoktur. Bu kart bizim onur belgemiz olacak, Sanatçı Kartı ile yeni çıraklar ve gelecek kuşaklara ustalar yetiştireceğiz.

Dernek olarak İstanbul Kuyumcular Odası Yönetimi ile ilişkileriniz nasıl?
GESAD olarak Mustafa Başkan ile 10 yılı geçen iyi ilişkilere sahibiz. Mustafa Atayık’ı hem Başkan, hem de ağabeyim olarak görüyorum.

Mustafa Atayık Yönetimi ve çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Son derece başarılı buluyorum. Yönetim olarak elinden geldiğince, imkanları doğrultusunda sanatkarlarımıza, iş insanlarımıza, kuyumculara ve gümüş işinde faaliyet gösteren firmalarımıza destek oluyor, sorunlarını çözmeye çalışıyor.

13 Ocak tarihinde İstanbul Kuyumcular Odası Seçimli Genel Kurulu var. Başkan Atayık, aday olursa gümüş objeciler olarak destek verir misiniz?
Gümüş objeciler olarak rotamız bellidir, herhangi bir sapma yoktur. Başkan Mustafa Atayık’a destek vereceğiz.

Son olarak aktarmak istediğiniz bir konu ya da meslektaşlarınıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Belki sayı olarak az gözükebiliriz; ama Kennedy Usta’nın güzel bir sözü var:  ‘Bizim gücümüz birliğimizden geliyor.” diye…  Gümüş eşyacılar olarak blokçuyuz, almış olduğumuz kararın hepimiz arkasında dururuz. Etkimiz, sadece GESAD üyeleriyle sınırlı değildir. Böyle bir oluşuma girdiğimizde gümüş eşyacıların oyu zaten cebimizde. Dışarıdakileri de toparlayıp o gücümüzü onlarla birleştirdiğimiz zaman daha etkili olabiliyoruz.